TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Uygulamalarımız appstore googleplay
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hakan Fidan

haberingundemi.com.tr - Hakan Fidan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakan Fidan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump yönetimine ilk ziyaret: Bakan Fidan ABD'ye gidiyor Haber

Trump yönetimine ilk ziyaret: Bakan Fidan ABD'ye gidiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Trump yönetimi döneminde ilk kez ABD'ye resmi ziyarette bulunacak. Bakan Fidan, Washington'da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer yetkililerle görüşecek. Fidan'ın gündeminde, savunma sanayiinde tedarik süreçlerinin önündeki engellerin kaldırılması olacak. Hakan Fidan'ın, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için çalışmalara başlanması gerektiğini vurgulaması bekleniyor. Bu kapsamda, Türkiye’nin F-35 programına dönüş sürecinin yeniden ele alınmasının önemi aktarılacak. Terör örgütleriyle mücadelede iş birliği güçlendirilecek Terörle mücadele konusu da gündemde olacak. Fidan, Türkiye’nin, Suriye’nin istikrarına ve bütünlüğüne yönelik desteğini ifade edecek. SDG çatısı altındaki terör örgütü PKK/YPG unsurlarının tasfiyesi başta olmak üzere, FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelede iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine değinecek. Terör örgütü DEAŞ’la mücadele ve kampların güvenli yönetimi konusunda eş güdüm gerektiğini ifade edecek. Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasında Türkiye ile ABD arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiği de görüşülecek. Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye'nin rolü Fidan, Türkiye’nin, Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi yönündeki diplomatik çabalarını hatırlatacak. Ateşkes konusunda Türkiye'nin de katkı sağlamaya hazır olduğunun altını çizecek. Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması ve insani yardımın bölgeye ulaşması için ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanmasının önemi vurgulanacak.

Türkiye ateşkesi destekliyor Haber

Türkiye ateşkesi destekliyor

Bakan Fidan, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile Dışişleri Bakanlığı'ndaki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Rusya-Ukrayna barış görüşmelerine ilişkin "Amerika'nın öncülüğünde devam eden barış ve ateşkes görüşmelerini biz baştan beri destekliyoruz" diyen Fidan, Türkiye'nin ilk günden beri barış kampında olduğunu hatırlattı. Fidan, Rusya-Ukrayna savaşında çok fazla ölüm ve yıkımın olduğunu belirterek, bunun durması yolunda uluslararası platformlarda, başta NATO olmak üzere Macaristan'la beraber pozisyonlarının bu olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada yeni Amerikan yönetiminin bu gündemi ilerletiyor olmasını görmek tabii ki bölgemiz açısından, insanlık açısından sevindirici bir gelişme. Umarız en kısa sürede kalıcı ateşkese ulaşırlar" ifadelerini kullanan Fidan, şu anda ateşkese öncü olabileceğini değerlendirdikleri birkaç konuda anlaşma olduğunu aktardı. Fidan, şunları kaydetti: "Umarım en kısa sürede Rusya da 30 gün de olsa geçici ateşkesi kabul ettiği yönünde açıklamayı yapar. Bir an önce diğer görüşmelere geçeriz. Diğer taraftan tabii barış nasıl vuku bulacak, buradaki güvenlik garantileri nedir? Barışı gözetleme gücü, güvenlik garantileriyle oluşturulacak yapı, buna yönelik tartışmalar, çalışmalar, arayışlar devam ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanı'mızın da katıldığı düzenli görüşmeler var. Bunların birçoğu online oluyor. Bugün de yine bir çevrim içi görüşme olacak Avrupalı liderlerle, Cumhurbaşkanı'mızın da katılacağı. Buradaki arayış devam ediyor. Biz Türkiye olarak, hem ateşkese hem kapsamlı barış görüşmelerine her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Yani bu konuda Cumhurbaşkanı'mızın görüşleri ve politikası çok net."

Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi Arabistan'a gidiyor Haber

Dışişleri Bakanı Fidan, Suudi Arabistan'a gidiyor

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, görüşmelerinde iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulaması, Suudi Arabistan ile hızla büyüyen ticaret hacmini daha yukarı taşımayı hedeflediklerini aktarması bekleniyor. Türk-Suudi Koordinasyon Konseyinin, ikili işbirliğinin derinleşmesine ve yeni işbirliği alanlarının keşfine zemin hazırlayan önemli bir mekanizma olarak değerlendirildiğini kaydedecek Fidan'ın, uluslararası toplumun Suriye'deki yeni yönetimle angajmanının artmasının önem taşıdığını, Suudi Arabistan'ın bu doğrultudaki yaklaşımının takdirle karşılandığını vurgulaması öngörülüyor. Suriye'deki yeni dönem masada olacak Fidan'ın, Türkiye'nin, Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda Suudi Arabistan'la işbirliğine önem verdiğinin altını çizmesi, Gazze'de sağlanan ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısını artırması gerektiğine dikkati çekmesi bekleniyor. Ayrıca Fidan'ın, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın, iki devletli çözüm vizyonunun hayata geçirilmesi için yakın işbirliği içinde hareket etmesinin önemini vurgulaması öngörülüyor. Bu ziyaret vesilesiyle, iki ülke arasında 2016'da tesis edilen ve ilk toplantısı 7-8 Şubat 2017'de Ankara'da gerçekleştirilen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyinin çalışmaları da ele alınacak. Konseyin ikinci toplantısının ilerleyen dönemde dışişleri bakanlarının başkanlığında Riyad'da düzenlenmesi öngörülüyor. Koordinasyon Konseyi, ikili işbirliğinin tüm boyutlarıyla değerlendirilmesine imkan tanıyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, 14 Temmuz 2024'te Türkiye'yi ziyaret etmişti. Fidan da 12 Ocak'ta çok taraflı Suriye toplantısına katılmak üzere Riyad'a ziyarette bulunmuş ve toplantı kapsamında Bin Ferhan ile bir araya gelmişti. Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki çok boyutlu ilişkiler güçleniyor. İkili ticaret hacmi, 2024'te yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu tutarın yarısını Türkiye'nin ihracatı oluşturuyor. Türk müteahhitlik firmaları, bugüne kadar Suudi Arabistan'da 400'ü aşkın proje üstlendi. Türkiye'nin hızla gelişen savunma sanayisi sektörü, Suudi Arabistan'ın ilgisini çekiyor. İki ülke, başta Filistin ve Suriye konuları olmak üzere bölgesel konularda da yakın diyaloğu sürdürüyor. Türkiye ile Suudi Arabistan, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Birliği Gazze Temas Grubu üyesi ülkeler olarak bu konuda çalışmalarına devam ediyor.

'Kıbrıs, iki devletli çözümle yoluna devam etmeli' Haber

'Kıbrıs, iki devletli çözümle yoluna devam etmeli'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Lefkoşa'da yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Fidan, uluslararası ortamlarda herkesin var olan gerçekliğin hukuksallığa büründürülmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu belirterek, bunun Doğu Timor ve Güney Sudan'da olduğunu ve Kıbrıs'ta da olabileceğini ifade etti. 1974'ten bu yana iki kesim arasında kan dökülmediğini, savaş olmadığını, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) ekonomi, yatırım ve turizm alanlarında ilerlediğini aktaran Fidan, savaş ve terör tehdidi de olmadığını ve KKTC'nin de kendi yoluna barışla devam ettiğini dile getirdi. Fidan, bunun daha yapısal hale getirilebileceğini kaydederek, uluslararası toplumun neden bunun görmezden geldiğini sorguladı. Asıl çağrısını GKRY'deki vatandaşlara ve siyasi liderlere yapmak istediğine işaret eden Fidan, "Onlar da Kıbrıs adasını daha ileriye modern şekilde, kalkınmış olarak, barışçıl şekilde ve güvenliği sonsuza kadar teminat altına almak istiyorlarsa bu türden çözümleri hayata geçirmede cesur davranmaları gerekiyor. Ben buradan kendilerini cesur olmaya davet ediyorum." dedi. Fidan, bu konuda sağduyusu olan insanların ellerinden geleni yapacağına inandığını belirterek, iki devletli çözümden sonra adanın otorite ve inisiyatif sahibi siyasetçilerinin iki taraftan da bir araya gelip adayı çok daha ileri götürmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Yunanistan ile Türkiye arasında cereyan eden olumlu siyasi havanın adada yankı bulmasını istediklerini kaydeden Fidan, "Yunanistan'ın, Türkiye'nin, KKTC'nin ve GKRY'nin hep beraber bir araya gelerek daha iyi bir geleceği bölgemizde inşa etmesi mümkün." dedi. Fidan, bu formülü hayata geçirmek için dünü kaybettiklerini ancak geleceği kaybetmemeleri gerektiğini aktararak, "Dört kesim bir araya gelelim. Bölgemizde, hem Ege'de hem Akdeniz'de beraber barış dolu, huzur dolu bir geleceği inşa edelim. Bu sadece kendi halklarımıza değil, bölgeye de muazzam bir refah ve barış getirecek." ifadelerini kullandı. "Tarihsel yolculuk engellenemez" İki kesimin kendi arasında gerçekten daha belli noktalarda nihai çözüme gitmeden ortak menfaat alanlarını kullanabileceğine inandığını vurgulayan Fidan, enerji ve ekonomi ile alakalı iki medeni toplumun kuzeyi ve güneyiyle bir araya gelerek atabilecekleri adımlar olduğunu söyledi. Fidan, konuya ilişkin gözlemlerine dair, "Radikal duruşlar, ötekileştirme, baskı altına alma, uluslararası izolasyonu her türlü şekliyle uygulatmaya çalışma. Zaman zaman önüme raporlar geliyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti lehine olan minnacık hususlar; bir gümrükten birisinin geçmesini engelleme, bir uçuşun yasaklanması, üniversiteyle ilgili sorunlar, ticaretle ilgili sorunlar, iş adamlarının tutuklanması vesaireler. Bunlarla bu tarihsel yolculuk engellenmez." diye konuştu. Bunlar yerine inisiyatif sahibi liderlerin daha büyük resme bakıp, bu adadaki beraberlikten nasıl daha büyük bir refah ve barış üretebileceklerine yoğunlaşmaları gerektiğine dikkati çeken Fidan, "Bunu düşünecek kadar, ileri götürecek kadar, vizyoner ve cesur insanlar var mı? Bekleyip göreceğiz." dedi. Fidan, KKTC'yi ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, KKTC halkına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en içten selamlarını ve iyi dileklerini getirdiğini söyledi. Kıbrıs Türkü'nün son 50 yıldır maruz kaldığı izolasyonun "neredeyse sessiz bir insanlık suçu haline dönüşmüş durumda" olduğunu söyleyen Fidan, "Dünyanın gözü önünde cereyan eden bu insanlık suçunun maalesef sessiz ortakları var ve birçoğu bunu ya bilerek ya bilmeyerek icra ediyorlar. Biz Türkiye olarak KKTC'nin maruz kaldığı bu izolasyondan en az şekilde etkilenmesi için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz." dedi. Fidan, söz konusu gayretin bundan sonra da devam edeceğinin altını çizerek, Türkiye'nin, bütün kurumlarıyla KKTC ile tarım, ekonomi, ulaştırma, enerji ve telekomünikasyon başta olmak üzere işbirliğini artırmaya devam edeceğini bildirdi. Bu konuda "en ufak bir tereddüt olmadığına" dikkati çeken Fidan, adada son 50 yıldaki gerçekliğin, "iki ayrı toplumun, iki ayrı kesimde kendini yönetmesi" olduğuna değindi. Fidan, bu gerçekliğin artık bir hukuksallığa bürünmesi gerektiğinin önemine işaret ederek, adanın iki devletli çözümle yoluna devam etmesi gerektiğini söyledi. 2 devletli çözümün önemi "Var olan gerçekliği göz ardı ederek, 50 yıl önceki statükoyu bugün bile kendilerinin kabul etmediği bir çözüm formülüyle masaya getirip; buradan Kıbrıs sorununa çözüm üretmeye çalışmak gerçekten beyhude zaman harcamaktır." değerlendirmesini yapan Fidan, bunu konuştuğu muhatapların kendilerinin de bildiğini söyledi. Fidan, adada 2 devletli çözümün önemi, tescili ve bunun dışında başka bir seçenek olmadığını herkesin gördüğüne vurgu yaparak, diğer yolların samimiyetle denendiği ancak başarılı olamadığını aktardı. Yeni bir gerçekliğin oluştuğuna dikkati çeken Fidan, söz konusu durumda gerçeklikle bağdaşmayan zorlama bir yöntemin hayata geçirilme çabasının uluslararası sistem ve hukuk açısından olumsuzluğuna değindi. Fidan, adayı "Allah vergisi cennet bir köşe" şeklinde nitelendirerek, 2 devletli çözümün olması durumda adanın enerjisi, ekonomisi ve turizmle büyük bir kalkınma hamlesi içerisinde olacağının kesin olduğunu kaydetti. Birbirine güvenen, birbirinin egemenliğine, sınırına ve güvenliğine saygı duyan adadaki iki devletin geliştireceği çeşitli işbirlikleri modelleriyle bir arada aynı çatı altına bulunmaktan çok daha fazla olumlu etkiyi, ekonomik kalkınmayı, barışı, istikrarı, bölgeye ve onun ötesinde muazzam bir katkı getirme potansiyelini de beraberinde taşıyabileceklerine dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti: "Fakat bunu görmemezlikten gelip, ifade etmeye bile cesaret edemeyen, çünkü herkesin kendi iç politik endişeleri var. Buradaki siyasetçilerin kendi politik tartışma alanları var. Rum kesimindeki siyasetçilerin tartışma alanları var. Herkes kendi ezberini bozmadan, mümkün olduğunca güvenli alanda bulunarak, risk almadan siyasi olarak yoluna devam ediyor. Peki bu adaya bir çözüm getiriyor mu? Getirmiyor." "KKTC ile dayanışmamız artarak devam edecek" Fidan, adanın iki devletli çözüm içerisinde yoluna devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bunun bölgeye yapacağı katkı, kendi halklarına yapacağı katkı, küresel barışa yapacağı katkı inanılmaz derecede büyük olacak. Dolayısıyla biz uluslararası toplumu bu konuda pozisyon almaya, bu hususa destek vermeye davet ediyoruz. Alternatifinin pratikte mümkün olmadığı, tek çözümün Kıbrıs Türklerinin diğer tarafın bir azınlığı olarak muamele görmesi olduğu başka türden çözüm modellerinin, dayatılma şanslarının bir yere gitmeyeceğini herkes biliyor." Fidan, KKTC ve Türkiye'nin dayanışmasının artarak devam edeceğine işaret ederek, "Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) bu konudaki iradesi ortada. Bizler de elimizden geleni yapıyoruz. Uluslararası diplomaside de her türlü desteği vermeye, konuyu barışçıl yöntemlerle daha yapıcı bir şekilde ilerletmeye devam edeceğiz." dedi. Adada iki devletli çözüm konusunda "umutlu" olduğunu ifade eden Fidan, şöyle devam etti: "Biz teklif ettiğimiz bir konuda başka yerlerde olan sorunların aksine, uluslararası ilişkilerde, şimdi ismini vermek istemeyeceğim başka coğrafyalar da var, burada getirdiğimiz teklifle alanda var olan bir gerçekliği değiştirmeyi hedeflemiyoruz. Şu ana kadar çözüme kavuşan bütün barış anlaşmaları üç aşağı beş yukarı alandaki gerçeklikleri öyle veya böyle değiştirmişlerdir. Bizim teklifimiz, çalışmamız alandaki gerçekliğin tescil edilmesi hususu. Kıbrıs, iki devletli çözüme kavuştuğu zaman şu anki halinden farkı ne olacak? Sınırlar aynı. İnsanlar aynı yerde yaşıyor. Gündelik hayat, ertesi sabah yine aynı şekliyle devam edecek. Buna ilave, adada daha büyük bir kalkınmanın, daha büyük bir refahın yolunu da açmış olacağız. Ben bu konuda iyi anlattığımız takdirde, yapıcı ilişkiler geliştirdiğimiz takdirde, uluslararası toplumun da, Kıbrıs Rum kesiminin de, Yunanistan'ın da, gerek siyasetinin gerek halkının bu fikre alışacağına inanıyorum."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.